|
Ünlü Latin şairi Ovidius’dan bize nakleden Azra Erhat’a göre Kaunos’un kuruluşuyla ilgili yaygın efsane şöyledir: Miletos’un biri erkek,diğeri kız ikiz çocuğu olur.Erkeğe Caunos (Kaunos),kıza Byblis adı verilir.Çocuklar büyüdüğünde, kulaktan kulağa aktarılan söylentilere göre, Byblis Kaunos’a aşık olur.Byblis, aşkının her geçen gün artması üzerine, Kaunos’a bir mektup yazarak duygularını dile getirir.Kaunos ise Byblis’in duygularını öfke,nefret ve tiksinti ile karşılar.Bu doğadışı sevgi Kaunos’un kendine inanan, güvenen halkı ile birlikte, Karya’ya gitmesine ve daha sonra kendi adıyla anılacak bir kent kurmasına neden olur.Byblis ise karşılıksız kalan sevgisi yüzünden hayatına son vermek isteyerek, yüksek bir kayanın üzerinden kendini atar.Nympheler (Su Perileri) Byblis’e acır ve onu bir pınara dönüştürür.Byblis’in gözyaşları nehir olur çağlar durur.İkinci söylenti ise bu olayın tersini anlatır.Yani Kaunos,Byblis ile olan uygunsuz ilişkisinden dolayı Miletos’tan kovulur ve bu bölgeye gelerek ileride kendi adıyla tanınacak kenti kurar.işte böyle başlar Kaunos’un hüzünlü kuruluş öyküsü.Sonu da acı biter kentin.Önce limanın dolmaya başlaması, ardından ölümcül hastalığa sebep olan sivrisinekler ve zaman zaman meydana gelen yer sarsıntıları, sanki ceza verir gibi antik kenti tarih sahnesinden silmeye çalışan olaylar zinciridir.Oldukça engebeli bir araziye kurulan antik kentte,Görülebilecek başlıca yapıtlar şunlardır:Akropol (kale ve surlar),şehir surları,tiyatro,kilise,hamam,depo,çeşme,agora,stoa,ve kent içi yolları,tapınaklar ve kutsal alan,liman ve mezarlık.Bunun yanı sıra günümüze ulaşmayan askeri liman,tersaneler,spor merkezi,konutlar v.b.gibi yapıtlar ile toprak altındaki eserler de düşünüldüğünde, antik kentin ne derece büyük ve önemli bir yerleşme olduğu anlaşılır.Bu durumda Kaunos’un bir eyalet merkezi,çevresindeki Pisilis (Sarıgerme),Sultaniye (Köyceğiz Gölü kenarı)v.b.antik yerleşme yerleri ise bu eyalete bağlı daha küçük yerleşmeler olduğu kendiliğinden ortaya çıkar.
|